Cinsel sağlık, sadece fiziksel bir durumdan çok daha fazlasıdır. İnsanların cinsel yaşamlarını olumlu ve sağlıklı bir şekilde yaşamasını sağlayan fiziksel, duygusal, zihinsel ve sosyal bir iyi olma halidir. Aynı zamanda, her bireyin temel hakkıdır ve hayatın her döneminde önemlidir.
Cinsel Sağlık
Temel bileşenleri:
Fiziksel: Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma, sağlıklı cinsel ilişkiler ve üreme sağlığı gibi konuları içerir. Psikolojik: Cinsel doyum, özgüven, beden imajı ve ilişkilerdeki mutluluk gibi duygusal ve zihinsel faktörleri içerir. Sosyal: İlişkilerde sağlıklı iletişim, karşılıklı saygı ve güven gibi sosyal becerileri içerir.
Temel faktörler:
Biyolojik Faktörler: Hormonal dengesizlikler, kronik hastalıklar, cinsel organların anatomik yapısı gibi. Psikolojik Faktörler: Stres, depresyon, kaygı, geçmişte yaşanan travmatik olaylar gibi. Sosyal Faktörler: Kültürel değerler, dini inançlar, aile yapısı, eğitim düzeyi gibi. Fiziksel Faktörler: Cinsel organların sağlığı, cinsel ilişki sırasında kullanılan yöntemler gibi.
Sağlık Hizmetleri
Eğitim: Okullarda, sağlık merkezlerinde ve topluluklarda bilinçlendirme çalışmaları. Sağlık taramaları: Cinsel yolla bulaşan hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi. Doğum kontrol yöntemleri: İstenmeyen gebeliklerin önlenmesi. Cinsel danışmanlık: Cinsel sorunların çözülmesi ve sağlıklı cinsel ilişkiler kurulması konusunda destek.
Vajinismus tedavisinde başarı için tedavi sürecinde ilişkiye girmeye çalışmak uygun değildir. Vajnismus tedavisi sırasında cinsel birleşme girişiminde bulunmak yasaktır ve terapist bunun yapılmayacağı hususunda çiftlerle anlaşmak zorundadır. Böyle bir yasaklama birleşme dışı haz verici deneyimleri içermez. Başka bir deyişle çiftler birleşme olmadan sevişmeyi ve değişik uyarma teknikleri kullanarak birbirlerine haz vermeyi tedavi tamamlayıncaya kadar sürdürebilirler. […]
Vajinismus tedavisi ilkeleri hastalığın tipine ve nedenlerine göre çok az farklılık gösterir. Üstelik tedavi programına tam olarak devam eden hastalarda hemen her zaman tam düzelme olur. Hatta vajinismus en yüksek oranda tedavi edilebilen kadın cinsel işlev bozukluğudur. Pek çok araştırmada tedavide başarı oranları %100 bulunmuştur. En düşük başarı oranı bile %75 olarak bildirilmiştir. Bununla birlikte,
Disparoni ve vajinismus ayrımında yetersizlikler olduğu için DSM-5\’de bu tanılar tek başlıkta birleştirilmiştir. En basit tanımıyla disparoni cinsel birleşmenin ağrılı olması, vajinismus ise arzu edildiği halde cinsel birleşmenin yani penis-vajina penetrasyonu olmamasıdır. Disparoni ve Vajinismus Arasında Ne Bağlantı Vardır? Disparoni cinsel birleşmenin ağrılı olmasını ifade eden genel bir tıbbi terimdir. Yineleyici ya da sürekli ağrı
Erkekte cinsel isteksizlik tanısı koymak ve cinsel istek düzeyinin az olduğuna karar vermek kadınlarda olduğu zordur. Bunun en önemli nedeni, genel popülasyonda cinsel aktivite isteğinin sıklığı ve yoğunluğu ile ilgili sayısal veriler olmamasıdır. Tanı koyarken, hastanın cinsel aktiviteye çok nadiren istek duyduğunu ya da hiç duymadığını bildirmesi önemlidir. Ayrıca bu durumun kişide stres kaynağı olması
Günümüze kadar bilim insanları ve bilimsel kuruluşlar tarafından çok sayıda erken boşalma tanımı yapılmıştır. Tanımların çoğunda (1)kısa boşalma süresi, (2)boşalmanın zamanlamasının kontrolü konusunda yetersizlik hissi ve (3)bu durumla ilgili olarak kişinin ve partnerinin sıkıntı yaşaması gibi üç anahtar noktada fikir birliği vardır. Boşalma kontrolünün sağlanamaması erkeklerde sürekli olarak cinsel ilişki sırasında kendisinin ya da partnerinin
Kadında orgazm bozukluğu sık görülen bir sorundur. Cinsel uyarılmanın en tepe noktasıdır. Şiddetli bir haz duyumuyla birlikte fizyolojik değişiklikler olur. Diğer adı “klimaks” yani doruğa ulaşmadır. Günlük konuşma dilinde “gelme” kelimesi ise orgazmın hem kadın ve hem erkek için sözel karşılığıdır. Bazı kadınlar “zirve” veya “tatmin” gibi daha örtük anlamlı kelimeler kullanmayı yeğler. Erkekte orgazmı
Kadında cinsel ilgi/uyarılma bozukluğu ilk kez DSM-5’de tanımlandı. Öte yandan DSM-IV’te iki ayrı tanı olan, kadında hipoaktif cinsel istek bozukluğu ve kadında cinsel uyarılma bozukluğunun özelliklerinin birleştirilmiş şeklidir. Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu DSM-IV hipoaktif cinsel istek bozukluğu tanısını; DSM-5 Kadında Cinsel İlgi/Uyarılma Bozukluğu Tanı Ölçütleri 1.Cinsel etkinliğe ilgisizlik ya da çok az ilgi gösterme 2.Cinsel
Cinsel organlarda-pelviste ağrı/içe girme bozukluğu nispeten yeni bir adlandırmadır ve vajinismusun yerini almıştır. Halbuki cinsel birleşme sırasında ortaya çıkan ağrının varlığı yüzyıllardır bilinmektedir. İlk olarak M.Ö. 2000 yıllarında Ramesseum Papyrus’un yazılı metinlerinde tanımlanmıştır. Romalı bir tabip olan Soranus, cinsel ilişki sırasında ağrı yakınması olan kadınlarda sorunun yalnızca uterus ve menstrüasyonla ilişkili olmadığını söylemiştir. Böylece bu
Çocuklarda sorunlu cinsel davranışlar hassas bir konudur. Özellikle okul öncesi çocuklarda cinselliğe karşı ilgi fazladır. Genellikle vücut parçalarını, daha çok da cinsel organları merak etme eğilimindedir. Çoğu zaman bu ilgi çocuk büyüdükçe azalır. Ayrıca çocukların; Günümüzde yalnızca anne karnındaki bebeğin cinsiyetini öğrenmekle kalmıyor, aynı zamanda cinsel organlarda olan fizyolojik değişiklikleri de saptayabiliyoruz. Anne karnındaki bebeklerde
Cinsel yönelim, bir kişinin duygusal, romantik ve/veya cinsel çekim hissettiği cinsiyet veya cinsiyetlere yönelik eğilimdir. Bu, kişinin kimlere karşı romantik veya cinsel ilgi duyduğunu ifade eder. Heteroseksüel (karşı cinsiyete çekim), homoseksüel (aynı cinsiyete çekim), biseksüel (iki cinsiyete de çekim) ve daha birçok farklı şekillerde olabilir. Aseksüellik de cinsel yönelimler arasında yer alır ve cinsel çekim